OSB’LERDE YANLIŞ UYGULAMALAR (1)
…Eskiden beri böyle uyguluyoruz, diğer OSB’lerde de böyle yapılıyor, yönetim kurulu, bölge müdürü ya da bakanlık böyle istiyor, o yüzden böyle yaptık, bu yüzden veremiyoruz, bu yüzden yapamıyoruz (konuyla ilgili diğer tüm mevzuattan habersiz, sığ bir şekilde yorumlanan bir) yönetmelik maddesi böyle söylüyor) …. Ve buna benzer çok sayıda yanlış davranış ve düşünce kalıpları… Bu listeyi daha da çoğaltabilirim. Yazıya neden bu şekilde başladığıma gelince: Bir hukuk insanı olarak mesleğimi yaparken karşılaştığım, yanlış düşünce ve davranış kalıplarının doğurduğu hukuki yanlışları, gazetemizin bu köşesinde bir şekilde dile getirerek doğru olana küçük bir katkı sunmak.
Bu nedenle bu yazımda; OSB’lerdeki uygulamalarda karşılaştığım, konuyu derinlemesine araştırmaktan uzak, kolaycı bazı yanlış düşünce ve davranış kalıpları sonucu gerçekleşen ve katılımcıları da mağdur eden bir hukuka aykırılığa değineceğim.
OSB’lerin; yapı kullanma izni, diğer adı ile ‘iskân’ vermek için, bazı kurumlardan ilişiksizlik, borç yoktur v.b, yapının teknik niteliği ile hiç bir ilgisi olmayan belgelerin istenmesi hususu.
Öncelikle hemen belirtmeliyim ki OSB’lerin, yapı kullanma izni için katılımcıdan, her ne sebeple olursa olsun, yapının ruhsat ve fennen uygunluğu ile ilgisi olmayan, SSK, vergi dairesi veya herhangi bir kurumdan “borç yoktur” belgesi istemesi kanuna aykırıdır. Nedenine gelince:
OSB’lere de, imarla ilgili bir konuda uygulanacak temel mevzuat, 4562 Sayılı OSB Kanunu ve OSB Uygulama Yönetmeliği’nden ziyade, (ya da bunlarla birlikte) 3194 Sayılı İmar Kanunu ve ( eğer imar planı var ise) Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’dir (OSB’lerde, bu açık ve net konuda bile tereddüde düşülmesi son derece üzücüdür.)
Zira 3194 Sayılı İmar Kanunun, kapsam başlıklı 2. maddesinde, bu kanunun, belediye ve mücavir alan içinde ve dışında tüm yapılar için uygulanacağını, dolayısıyla OSB’lerin de bu kanuna tabi olacağı, “istisnalar” başlıklı 4. maddesinde ise, askeri alanlar, 2634 sayılı turizm teşvik kanunu, 2863 sayılı Tabiat varlıklarını koruma kanunu, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu vb. özel kanunlara tabi yerlerde ise, bu kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin aynen uygulanacağı açıkça belirtilmiştir.
Bu hukuki temelde olayımıza baktığımızda, Yapı Kullanma İzni için gerekli koşullar, (mesela emsale nelerin dâhil olup olmadığı) vb. imarla ilgili tüm konularda, uygulanacak temel kanununun, 3194 Sayılı İmar Kanunu ve ona dayanılarak hazırlanan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin olacağı açık ve nettir.
İmar Kanunu’nun yapı kullanma izni başlıklı 30.maddesinde; yapı kullanma izni için, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından bir mahzur olmaması gerektiği dışında bir koşul aranmamıştır. Aynı husus, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 64.maddesinde de düzenlenmiştir. 64/A-1 maddesinde ise, yukarıdaki maddelerde yazılı hususlar, daha net bir şekilde belirtilerek, bunlar dışında herhangi bir belgenin istenmeyeceği; 64/A-6 maddesinde de; dahada ayrıntıya girilerek, yapı kullanma izni için, yetkili idarelerin; doğalgaz uygunluk belgesi, itfaiye raporu, sığınak raporu, emlak vergisi ilişik kesme belgesi , veya vergi , (ssk) borcu yoktur belgelerinin istenemeyeceği açıkça belirtilmiştir.
Kısacası yapı kullanma izni ile ilgili kanun ve yönetmelik, konuyu bu kadar net bir şekilde düzenlemesine karşın, OSB’lerde halen, ( imar kanunu ve planlı alanlar tüp imar yönetmeliğinin uygulanmayacağı veya başka bir yanlış gerekçe ile olsa gerek) yapı kullanma izni için katılımcıdan, vergi borcudan tutun, SSK ilişiksizlik belgesine kadar, yasanın aradığı, binanın fennen uygunluğu koşulu ile hiç bir ilgisi olmayan belgeler istenmektedir.
OSB yetkililerinin; yapının fennen uygunluğu ile ilgisi olmayan bir belgeyi katılımcıdan talep etmesi, ilgili imar kanunu ve yönetmeliği ile mevzuatın kendilerine vermediği bir yetkiyi kullanarak, sanayiciyi, katılımcıyı mağdur etmesi ve görevini kötüye kullanması anlamına gelmektedir ki bunun da; kişileri, hukuki sorumluluklarından öte, Türk Ceza Kanunu’nun 257.maddesi gereğince cezai sorumluluk altına da sokacağı düşüncesindeyim. OSB yetkililerinin başvurduğu sistem, bu belgeler gelmeden yapı kullanma çıktısı vermiyor ve buna benzer hiç bir gerekçe bu kanun maddesinde açıkça belirtilen aykırılığı ve görevini kötüye kullanma suçunu ortadan kaldırmıyor. Keza, “kamu borcu varsa, bunun ödettirilmesinin ne sakıncası var vb” ilk anda kulağa hoş gelen açıklamaların da kanuni hiç bir haklılığı olamaz. Çünkü herhangi bir kamu borcu varsa, bunun tahsilinin ne şekilde ve kimin tarafından yapılabileceği 6183 sayılı kanun ve ilgili mevzuatta kural ve ilkeleri ile birlikte zaten yazılıdır. Borç tahsilinin nasıl yapılacağı, ilgili mevzuatta zaten yazılı iken, konuyla ilgisi olmayan bir kanunu, borç tahsili için kullanmanın ne yasal ne de mantıksal bir açıklaması olabilir.
Kaldı ki belirttiğimiz gibi katılımcının herhangi bir borcu varsa, ilgili kurumun bunu zaten 6183 sayılı veya ilgili diğer yasalar çerçevesinde talep etmek hakkı vardır ki her kurumun sadece yasalarla kendilerine verilen görevleri yapması ve her ne sebeple olursa olsun onun dışına çıkmaması, bir hukuk devleti olmanın temel koşuludur.
http://www.sanayigazetesi.com.tr/osblerde-yanlis-uygulamalar-1-makale,675.html
Sanayi Gazetesi

0 comments on OSB’LERDE YANLIŞ UYGULAMALAR (1)