Yeni OSB Uygulama Yönetmeliği ile ilgili hukuki değerlendirmelerimiz.
Hiç beklenmediğimiz bir zamanda, 30674 Sayı ve 02.02.2019 tarihli Resmi Gazetede yeni OSB Uygulama Yönetmeliği yayınlanarak yürülüğe girmiştir. Yönetmeliği heyecanla incelediğimizde, öncelikle hukuk tekniği ve sistematiği açısından çok olumlu yanlar içerdiğini belirtmek isteriz. Zira yıllardır bir hukukçu olarak eleştirdiğimiz bazı hataların, bu yeni yönetmelikte büyük bir çoğunlukla giderilmiş olduğunu görmekten mutlu olduk.
Bu nedenle bu yeni yönetmelikle ilgili hukuki görüşlerimizi çok kısa olarak paylaşmak istedik:
Yeni yönetmelikle daha önce 184 ana maddeden oluşan yönetmelik madde sayısı 103’e düşürülmüştür ki bunu da özellikle hukuk sistematiği açısından çok olumlu buluyorum. Zira önceki yönetmelikte düzenlenen çoğu hususlar; 3194 Sayılı İmar Kanunu, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği, 2872 Sayılı Çevre Kanunu ve Atık Yönetimi Yönetmeliği v.b. ilgili kanun ve yönetmeliklerde zaten düzenlenmiş olduğu halde, birde OSB Yönetmeliğinde düzenlenmiş olmakla, ilgili diğer yönetmelik ama en önemlisi ise, normlar hiyerarşisini çiğner bir halde, kanunla dahi çelişen hükümler içermekte idi. Örnek verecek olursak; 3194 Sayılı İmar Kanunu ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği, bundan öncesinde de bütün OSB lerde aynen geçerli olup, 3194 Sayılı İmar Kanunun 29. ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 54.maddesinde ise, yapı ruhsat süresinin inşaata başlanmış olması halinde 5 yıl olduğu açıkça belirtildiği halde, OSB Uygulama Yönetmeliğinde bu sürenin 2 yıl olarak belirtilmiş olması tarafımızdan bir çok mecrada haklı olarak eleştirilmişti.
Nitekim Sanayi Gazetesinde yayımlanan 05.02.2018 tarihli yazımızda da, OSB Uygulama Yönetmeliğin 108.maddesinde, yapı ruhsat süresinin 2 yıl olarak belirtilmesinin (aynı yöndeki bakanlık görüşüne rağmen) İmar Kanununa aykırı olduğu tarafımızdan açık bir şekilde dile getirilmiştir.
Dolayısıyla, artık yürürlükten kalkan eski OSB Uygulama Yönetmeliğinde üstelik kanuna aykırı bir şekilde belirtilen iki yıllık sürenin, bu yeni yönetmeliğin 42.maddesi ile artık ortadan kaldırılmasını son derece önemli buluyorum. Hatta diyebilirim ki bu son derece önemli hukuki yanlışın giderilmiş olması, bu yönetmeliğin belki de en önemli özelliğidir. Zira bu yeni yönetmeliğin 42.maddesi gereğince, yıllardır devam eden bu kanuna aykırılık artık ortadan kalkarak yapı ruhsatı ( yapıya başlanmış olması halinde) 5 yıl boyunca aynen geçerli olacaktır.
Bu çerçevede olmak üzere, sadece yapı ruhsatı değil, İskan ve İmarla ilgili diğer konularda da, yine 3194 Sayılı İmar Kanunu ve İmar Kanununa dayanılarak çıkartılan İmar Yönetmeliklerine atıfta bulunulmuş olmasını da, en başta hukuk sistematiği açısından son derece önemli bir gelişme olarak nitelendiriyorum. Zira bundan öncesinde, İmar Kanunundaki Yapı Ruhsat ve İskan süreleri ile ilgili düzenlemeler ile OSB Uygulama Yönetmeliği arasındaki çelişkide, normlar hiyerarşisi nedeni ile OSB Uygulama Yönetmeliğindeki ( 2 yıl) sürelerin değil İmar kanunu ve ilgili düzenlemelerindeki 5 yıllık sürenin uygulanması gerektiği , hukukçu olmayan kişilercede artık tereddütsüz kabül edilip uygulanacağını düşünüyoruz.
Bu son derece önemli düzenleme (yada düzeltme) yanısıra, çalışma ruhsatı konusunda ise, 3572 Sayılı İşyeri Açma Ve Çalışma Ruhsatlarına Dair KHK Değiştirilerek Kabülüne Dair Kanun ve onunla ilgili yönetmeliklerine atıfta bulunulmasını da aynı şekilde, en başta hukuk sistematiği açısından son derece önemlidir. Keza yeni yönetmeliğin 46.maddesinde, imarla ilgili konularda, bu yönetmelikte belirtilmeyen hususlarda 3194 Sayılı İmar Kanunu ile ilgili yönetmeliğine atıfta bulunulmuştur ki bu da son derece doğru bir yaklaşımdır.
Bu durumda tüm OSB’lerin artık tereddütsüz olarak, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni ile ilgili süreler , imarla ilgili yaptırım ve her türlü uygulamalar konularında kesinlikle İmar Kanunu ve ona dayalı olarak çıkartılan yönetmeliklere uygun davranmak zorunda olduğu açıktır.
Bu yeni yönetmeliğin, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği, Çevre Atık Yönetimi v.b. imar dışındaki diğer konularda da, 2872 Sayılı Çevre Kanunu ile çelişecek doğrudan düzenlemeler yapmak yerine, bu kanun ve bu kanuna dayalı olarak çıkartılan ilgili yönetmeliklere atıfta bulunmasını da son derece önemli bulmaktayım.
Yine bu yeni yönetmeliğin 55.maddesi ile arsa tahsis taleplerinin 30 gün içerisinde mutlaka sonuçlandırılmasının zorunlu hale hale getirilmiştir ki bu da OSB yönetimlerinin bu yöndeki keyfi geciktirmeye dair eylemlerinin önüne geçecektir.
Bu yeni yönetmeliğin 56.maddesi ile, arsa tahsisleri için bakanlık tarafından düzenlenmiş tek tip sözleşme düzenleme zorunluluğunun getirilmiş olmasını, özellikle her OSB’de farklı ve keyfi düzenleme yapılmasını engellemek anlamında olumlu ve önemli bir diğer gelişmedir. Kısacası bu yeni yönetmelik ile; eski yönetmelikteki kanuna aykırı düzenlemeler kanuna uygun hale getirilmekle ve ilgili mevzuatta zaten var olan düzenlemelere atıfta bulunmakla yetinilmiş ve de OSB Yönetimlerinin özellikle tahsis taleplerini yersiz sürüncemede bırakma keyfiyetinin önününe de geçirilerek, OSB’lerin daha dinamik ve şeffaf bir yapıya kavuşturulması amaçlanmıştır. Ayrıca, ilgili diğer mevzuatta zaten var olan yersiz tekrarlara da son verilerek OSB Uygulama Yönetmeliği 184.maddeden 103 maddeye düşürülmesi ve sadeleşmesi sağlanmıştır.
…Ve eleştirimize gelince: Bu olumlu değişikliklere ve yoğun emeğe rağmen, 60.madde ile 42. madde arasındaki çelişkinin görülmemesini önemli bir eksiklik olarak değerlendiriyoruz. Zira bu yeni yönetmeliğin 60.maddesinde belirtilen süreler ile eski yönetmeliğin 108.maddesinde belirtilen süreler aynı olup, bu da hem yeni yönetmeliğin 42.maddesi, hemde İmar Kanunun 29. İmar Yönetmeliğinin ise 54.maddesi ile çelişmektedir. Zira 42.madde ile, yapı ruhsat ve iskan süreleri toplamı 5 yıl olarak belirtilmiş iken, aynı yönetmeliğin 60.maddesinde bu süreler unutulup, “tahsisten itibaren 1 yıl içerisinde, yapı ruhsatı alıp 2 yıl içerisinde ( inşaatınızı bitirip) çalışma ruhsatınızı almaz iseniz, tahsisiniz iptal olur” demek, bir madde ile verilmiş bir hakkı diğer madde ile ortadan kaldıran ama en önemliside yine kanunun özü ile çelişen bir durumdur. Hukuken yanlış ve çelişkili olan bu durumunda en kısa sürede giderilmesi dileğimizle.

0 comments on Yeni OSB Uygulama Yönetmeliği ile ilgili hukuki değerlendirmelerimiz.